ON İKİ HİZMET

“Dinle oğlum, Tanrının öğütlerini iyice,

Saygı sağlar, mutlu olursun böylece”

Hz. Ali

Alevi ibadetlerinde “On İki Hizmet” vardır, bu hizmetlere Nakiblik Hizmeti de denilmektedir. Hz. Musa’nın da, Hz.İsa’nın da On iki nakibi vardı. İslam’ın dışındaki diğer semavi dinlerde Ahd (İkrar) olayı, diğer bir deyimle Teslimiyet [1] olmadığı için, Hz.İsa’ya nakibleri ihanet edip çarmıha gerdirmişlerdir. Alevi İslam inancında Teslimiyetin adı İkrar’dır, verilen ikrarın da geri dönüşü yoktur; Öl İkrar Verme / Öl İkrarından Dönme! ilkesi geçerlidir.

Kur’an buyurur ki: Allah, Peygamberlerinden – And olsun ki size Kitap ve Hikmet verdim. Sonra da size nezdinizdeki (O kitap ve hikmeti) tasdik eden bir Peygamber gelmiştir. Ona katiyen iman ve ona her halde yardım edeceksiniz diye- (Ahd ve) misak aldığı zaman dedi ki: “İkrar ettiniz ve uhdenize bu ağır yükümü alıp kabul eylediniz mi?” Onlar: -İkrar ettik. dediler. (Allah) dedi ki: -Öyleyse (Birbirinize ve ümmetlerinize karşı) şahit olun, ben de sizinle beraber (Bu ikrarınıza) şahitlik edenlerdenim.[2] Ayette de görüldüğü gibi ruhlarımız Allah’a bezmi-elest’te[3] ikrar vermiştir. Yani ikrarlı doğmuşuz, bizlere düşende verdiğimiz sözü, ikrarı yaşamaktır.

Cemlerimizde yapılan on iki hizmet sahipleri kimlerdir? Tarihi ve Kur’anî kaynaklarıyla açıklamaya çalışacağım. Alevilikte icra olunan usül ve erkanın her biri Hanedân-ı Ehlibeyt‘ten kaldığına nispetle icra olunur. Bir ilahiyat profesörü olan Cavit Sunar’ın kaleminden bilgi olsun

Olmak üzere on iki hizmet ve sahipleri böyle sıralanmıştır.)

12 hizmet sahiplerinin cemlerdeki görevleri: (Bu gün cemlerimizde var olan ve uygulanan hizmetlerdir.)


1-MÜRŞİT: Görev itibariyle manevi olarak Hz. Muhammed’i temsil eder. Çünkü Evlad-ı Resul’dur yani peygamber evladı ve sır bilen kimsedir. Cem’in mutlak hakimidir. Mürşid-i kamil’dir, iyilikleri ve güzellikleri temsil eder. İrşat makamıdır. İkrar alan odur. Cemi yöneten ve sorunları çözendir. “Mürşit-i kamil”e verilen ikrarın Allah’a verilmiş sayıldığını bizlere bildiren Kur’an’dır.[5]

Tarikat babında on iki hizmet

Fark edip bunları bilmeli imiş

Birinci mürşittir mümine sünnet

İkinci rehber olmalı imiş.

(Cem’de 12 hizmet sahiplerine okunan deyiştir.)

2-REHBER: Yol gösteren, kılavuzluk edendir. Yolun kurallarını, edep ve erkânını öğreten odur, mürşidin yardımcısı konumundadır. Musahiplik Ceminde ikrar verecek olan musahiplerin hazırlanmasını ve ceme taşınmasının görevini yapar.

3-GÖZCÜ: Rehberin yardımcısı konumundadır, cem’de edep, erkânı sağlar. Cem’in kurallarının uygun olarak yürütülmesinde birinci derecede sorumludur. Cem’in edep, erkânına uymayanları uyarır, cem’i batın manada gözetleyendir. Yol düşkünlerinin kısaca suçluların ceme girmesine izin vermez. “Cem erenlerindir/ Hakk’ı görenlerindir/ Cem’e eğriler girmez/ Doğru gelenlerindir. (Yunus) İşte o eğrilerin girmesini önleyen gözcüdür. Gözetleyen ve can gözüyle gören ve cemin düzenini sağlayandır.

Onuncu peyik’tir Mikail gibi

On birinci gözcü İsrafil gibi

Sultanlar katında dur gayın gibi

Mansur gibi darda kalmalı imiş.

4-ÇERAĞCI: Cem evindeki aydınlatma araçlarını yakandır. Çerağ (kandil), ışık veren, aydınlatan, fitil, mum anlamındadır, işte bu hizmeti yapacak kişi çerağcıdır. Her hizmet bir semboldür, içerdiği batın anlamları vardır. Cem evini aydınlatandır.

Altıncı sofracı kulundur kamber

Yedinci çerağcı Câbir-i Ensar

Sekizinci sâkiyi imam Hüseyin âb-ı Kevser

Şeraben tahûrû kanmalı imiş.

5-ZAKİR: İbadetlerde musiki aletlerini kullanarak zikir edendir. Zikir edebilmesi içinde sesinin güzel olması gerekmektedir, sesi güzel olan ve musiki aletini kullananlar bu görevi yapabilirler. Kur’an okur, ilâhi okur, deyiş, duvaz, tevhid, mir’açlama ve mersiye sazıyla okuyandır.

 

Üçüncü zakir ola zikrede

Söyledikçe Hakk kelâmı virdede

Ehli irfân sohbetini sır ede.

Bir zaman bu hizmete ermeli imiş. 

6-SÜPÜRGECİ: Cem evinin temizliğini yapan hizmet sahibidir. İbadet edilen yerin mutlak temiz olması gerekmektedir, temiz olmayan mekanda ibadet olmaz.

 

Dördüncü hizmetçi Seyyid-i Faraş

Geçe Hakk’a vere ser ile baş

Beşinci pak ola Selman’a yoldaş

Pak edip kalbini silmeli imiş.

7-TEZEKKÂR: Tarikat abdestinin alınmasında hizmet yapandır, sembolik olarak elinde leğen ve ibrik, omzunda havlu hizmet eder.

Gel gidelim hakikata

Kulak verelim tarikata

Sofu girdi itikata

Tezekkâra haber olsun.

8-SAKKA: Su Dağıtandır. Musahiplik ceminde ikrar veren canlara saki sunandır. Sözlük anlamı da: Saky: su içirme, Saky-i mâ: Su dağıtmadır.

 

Bu yola girer hasların hası

Müminler giyer hakikat libası

Doldur ver engür tası

Sakilere haber olsun.

 

9-LOKMACI: Kurban ve yemek işlerine bakar. Ceme gelen her can lokmasıyla gelir, o lokmaları eşit olarak halka sunan ve paylaştırandır. Paylaştırdıktan sonra: “Göz nizam el terazi, herkes oldu mu hakkına razı?” diyerek halkın rızalığını da alır.

Mümini çektiler meydana

Münkiri sürdüler zindana

Tekbir verildi kurbana

Kurbancıya haber olsun.

10-KAPICI: Cem evine ibadet için gelen canları karşılar, edep erkân içinde oturmalarını sağlar, gözcünün yardımcısı konumundadır, ibadetin huzur ve ilâhi duygusallık içinde geçmesini sağlayandır.

Bu yola gider hacılar

Mümin Müslim bacılar

Cem kilidi kapıcılar

Kapıcıya haber olsun.

11-PEYİK: haberci anlamındadır. Cem’in yapılacağını tüm canlara bildirir ve herkesin cemden haberdar olmasını sağlar.

Hakk kuluna nazar eyler

Hakk’ın kelamını söyler

Mümin kullar Mürvet diler

Peyik sana haber olsun.

12-İZNİKÇİ: cem’e gelenlerin ayakkabılarını yerleştiren ve sahip çıkandır, ayrıca süpürge hizmetini yapanlara yardımcı konumundadır.

Şah Hatayi’m vârı geldi

Müminlerin kârı geldi

Haktan bize bergüzar geldi

İznikçiye haber olsun.

 

(Dörtlükler; Ahmet Uğurlu, “Alevilikte Cem ve Musahiplik” kitabından alınmış ve bu gün cemlerimizde uygulanan ve yaşanan hizmetler esas alınmıştır.)

“Halka hizmet, Hakk’a hizmettir.” Alevi İslam inancında talip, Dedeye:

Dede Himmet.

Dede de: – Oğul hizmet et, der.

Halka hizmette fiili niyazdır. Eline, Diline, Beline Sahip ol diyerek çok yüksek bir ahlak anlayışıyla hizmet, inancın temeline yerleştirilmiştir. İnsan,Hakk’ın tecellisi ve görünen yüzüdür. İnsan Kur’an-ı Natık’tır. Okunacak en büyük kitap insandır,öyleyse okumak için hizmet gereklidir. Hizmet etmeden himmet olmaz. Şöyle ki: Bir doktorun doktor olabilmesi için yıllarca tahsil yapması gerekir, tahsilini bitirip diplomasını aldıktan sonra hizmete başlar. Hizmet, marifet kapısında olan insanların işidir. Halka hizmet kutsal bir görevdir, onun için her insan Cem’lerde hizmetli olamaz. Alevilik’te, görünene sevgisi, saygısı, hizmeti ve himmeti olmayanın görünmeyene de olmaz. Halka hizmet, ona vücut, ruh ve suret veren yaratana hizmet olacaktır. Çünkü; “Külli Varlığa” ulaşmanın yolu “Cüzi Varlığa” hizmetle başlar.

Hz. Mevlana hizmetle ilgili olarak şöyle der: “Bir mum eriyip gideceğini bildiği halde etrafına ışık saçmaktan geri durmaz. Ey insan! sen ki yaratanın kudretiyle dopdolu iken neden geri durasın?” Bu sesleniş tüm insanlığadır, hizmette olgun, insanı kamil olanların işidir. Hz. Mevlana devam eder: “Eğer insan birbirine yardım etmiyor, birbirinin mutluluğunu istemiyorsa ve olgun değilse o insan değildir.” Öyleyse hizmetin ibadet olduğunu bilmemiz gerekmektedir.

 

[1] Ahzâb Sûresi, ayet 56, Nisa Sûresi,ayet 65

[2] Âl-i İmrân Sûresi,ayet 81-H.B.Çantay, Kur’ân-ı Hakkim ve Meal-i Kerim, Cilt.1

[3] Araf suresi, ayet 172

[4] Prof. Dr. Cavit Sunar, Melamilik ve Bektaşilik, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi yay. s.165

[5] Fetih suresi, ayet 10